|
|
Gebeliğe Vücudun AlışmasıGebelik süresi boyunca vücutta çeşitli değişiklikler olması nedeniyle anne adayları zaman zaman sorunlarla karşılaşabiliyor. Gebeliğin çeşitli dönemlerinde dikkat edilmesi gerekenler ise farklılık gösteriyorİLK 3 AYGebeliğin
başlangıcına, embriyonun rahim duvarına tutunmasından itibaren
salgıladığı beta-hCG hormonu ve vücutta yarattığı etkiler damgasını
vurmaktadır. Bu hormonun etkisi ile önce halsizlik, yorgunluk, çabuk
yorulma, uykuya meyil, göğüslerde hassasiyet, hafif bulantı ve karında
şişkinlik hissi gibi genel değişiklikler ortaya çıkar. Gıdalar seçilirken süt ürünlerine mutlaka
ağırlık verilmeli, hergün mutlaka süt, yoğurt ya da peynir tüketilmeli
ve pastorize olmasına dikkat edilmelidir. Çiğ et barındıran gıdalar
tüketilmemeli, hijyenik açıdan riskli gıdalardan uzak durulmalıdır.
Gebeliğin tüm dönemleri için geçerli uyarı, gebelikte sıvı ihtiyacının
fazla olmasından dolayı bol sıvı alımının ihmal edilmemesidir. Su ve
doğal meyve suları gibi sıvıların bol tüketimi oldukça faydalıdır. Gebeliğin erken döneminde, özellikle 6-12. haftalar arasında sabahları bulantı ve kusma yaşanabilir. Kahve, yağlı ve aşırı baharatlı yiyecekler, sigara kokusu, parfüm gibi bazı kokular bu şikayetleri artırır. Çoğul gebeliklerde daha da sıkça görülen bu şikayetler bazen gebeliğin ilk habercisi olabilir. Üç gün süre ile hergün üç kezden fazla kusma ya da sürekli kusma olması yeterli besin almanızı engelleyerek kilo kaybına ve bebeğin de beslenmesinin bozulmasına neden olur. Böyle bir durumda hastanede kısa süreli bir misafirlik ile serum, mineral ve vitamin desteği gerekebilir. Gebelik
süresince damarların genişlemesine bağlı olarak kan basıncının da
düşmesiyle yorgunluk, baş ağrısı, bulantı ve hatta bayılmalar olabilir.
Kalp atışlarındaki hızlanma, daha fazla kanın daha hızlı şekilde
damarlarda dolaşmasına neden olur; böylece bebeğin oksijen ihtiyacı
karşılanır ve vücut ısısı da artar. Bazen yaşanan burun tıkanıklığı
veya burun kanaması ile dişleri fırçalanırken diş etlerinde kanama
olması da bu nedenledir. Düşük riski özellikle ilk 10 hafta içerisinde daha yüksektir. Bu dönemde gözlenecek bir kanama halinde, hemen istirahata geçerek doktorunuza haber vermeniz gerekir. Kahverengi leke tarzı kanamalar sık görülür. Asıl korktuğumuz açık kırmızı renkli kanamadır. Doktor kontrolünü takiben mutlak istirahat gerektirir. İlk 3 ay içerisinde bebeğin tüm organlarının gelişmesinden dolayı özellikle bu dönemde kullanılan tüm ilaçların, doktorun kontrolünde olması gerekir. Gerekmedikçe çok sayıda vitamin kullanımından, gereksiz antibiotik veya ağrı kesici kullanımından kaçınılmalıdır. Düşük riski halinde bazı gebelerde faydalı olabileceği düşünülerek kullanılan progesteron içeren hap ve iğnelerin de tüm gebeliklerde "aman düşük olmasın” zihniyetiyle kullanımından kaçınılmalıdır. Bu dönemin son haftasında (12-13. haftalar) bebeğin ilk anomali taraması yapılacaktır. Ultrasonografide bebeğin ense bölgesinin, burun kemiğinin ve genel ölçümlerinin değerlendirilmesi ile kanda yapılacak bazı hormon ölçümleri sayesinde bebeğin anomali taşıma riski belirlenir. Doktorunuza önemli ipuçları vermesi açısından bu inceleme kesinlikle atlanmamalıdır. İKİNCİ 3 AY Bu dönem gebeliğin keyfine daha iyi bir şekilde varılabildiği dönemdir. Vücudun gebeliğe adaptasyonu ile birlikte rahatsızlıklar hafifler, bebeğin haraketlerinin hissedilmesi ile birlikte anne ile bebek arasındaki duygusal bağ çok farklı bir boyut kazanır. Bu dönemde iştahta artış olur ve kilo alımı hızlanır. Karbonhidrat açısından zengin olan gıdalar, (ekmek, makarna, hamur işi tatlılar) kilo artışını hızlandırır. Kilo artışını kontrolde tutmak için diyette gerekli bazı düzenlemeler yapmak gerekir. Ancak her gün yarım saatlik hafif tempoda bir yürüyüş veya yüzme, kilo kontrolünü sağladığı gibi kasların da gücünü yitirmemesine yardımcı olur. Bu
dönemde ayak ve bacaklarda sıkça görülen kramplara magnezyum ve
kalsiyum takviyesi yapılması şikayetleri azaltır. Gebelik süresince
progesteron hormonu, mide ve barsaklardaki düz kaslarda gevşeme, barsak
hareketlerinde azalma ve kabızlığa, mide asidinin yemek borusuna
kaçması ise yemek borusunda yanmaya neden olur. Yemeklerin uzun süre sindirim sisteminde kalması, daha çok besin maddesinin emilimini sağlayarak bebeğin daha iyi beslenmesini sağlar. Gebeliğin özellikle son dönemlerinde görülen kabızlık sonrası aşırı ıkınmanın, hemoroid oluşmasında rolü vardır. Bu dönemde büyüyen bebeğin ve vücudun hayati organlarının ihtiyacını sağlamak için, annenin kalp atım hızında artış olur ve pompalanan kan artar. Eğer daha önceden kalp hastalığınız varsa gebelik kalbinize ekstra yük olacaktır. Kanlanmanın artışına bağlı olarak vajinal akıntıda da artış olur. Akıntının kokulu olması ve kaşıntı ile birlikte görülmesi, ilişki sırasında yanma yaşanması, tedavi gerektiren bir enfeksiyon olduğunu düşündürür. Tedavi edilmeyen vajinal enfeksiyonlar düşük ve erken doğuma neden olabilir. 16-18. haftalarda bebeğin anomali testi tekrarlanmaktadır (üçlü test). Daha önce yapılan ikili test (12.-13. haftalarda) veya bu dönemde yapılan üçlü testte anomali riskinde bir artış saptandı ise amniosentez ile bebeğin genetik yapısının değerlendirilmesi gerekir. 26. haftada ise gebeliğe bağlı diabet araştırılması yapılmaktadır. Bu amaçla 50 gram şeker içilmesini takiben, bir saat sonra kan şekeri ölçülür. Eğer yüksek düzeyler saptanırsa daha detaylı tetkiklere geçilir. Gebeliğe bağlı diabet genellikle diyet ile kontrol altına alınabilir. SON 3 AY Gebeliğin bu döneminde alınan kilolar, taşınan bebeğin ağırlığı ve duruş pozisyonundaki değişiklikler sırt ağrılarına neden olabilir. Bazı gebelerde gebelik hormonlarının etkisiyle kalça kemiklerinin birleşim yerlerinde gevşeme olur, kalçalarda ve öndeki çatı kemiğinin üzerinde ağrı ve sancı hissedilebilir. Son üç ayda ani ve ağır hareketlerden kaçınmak gerekir. Bazı gebeler yürürken zorluk çekerler. Gebeliğin bu döneminde rahimin ve bebeğin büyümesi kaburgalara baskı yaparak ağrıya neden olabilir. Gebeliğin
son dönemlerinde bacaklarda ve ayak bileklerinde şişlik sık görülür.
Yüz, el ve el bileklerinde şişme olması, pre-eklampsiye gidişin
habercisi olabilir. Gebeliğin bu döneminde bazı gebelerde kan basıncı
yükselir ve pre-eklampsi olarak adlandırılan riskli bir tablo ortaya
çıkabilir. Bu nedenle son 3 ay kan basıncı ölçümlerine özen göstermek,
atlamamak gerekir. Gebelik devam ederken rahim kasları, doğuma hazırlık için yaklaşık 20 -30 saniye süren Braxton Hicks kasılmaları adı verilen geçici kasılmalar gösterir. Bu kasılmalar, hafif adet sancısı veya karında hafif gerginlik şeklinde hissedilir. Gebeliğin bu dönemlerinde, bebeğin başının doğum kanalına yerleşmesiyle idrar torbasına baskı olur ve sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyulur. Gebeliğin son dönemlerinde öksürme ve gülme sonucu, idrar kaçırma şikayeti ortaya çıkar. Her ne kadar sık idrara çıkma ihtiyacı zahmetli bir hal alsa da bol sıvı tüketiminden vazgeçilmemelidir. Meyve ve sebzelerin yine bol tüketimi hem kilo kontrolünde hem de kabızlık şikayetinin hafifletilmesinde yardımcı olacaktır. Bebeğin
büyümesi ile birlikte rahim ve karın büyür. Yatış pozisyonunda zorluk
ortaya çıkar. Sırt üstü yatmak annede rahatsızlık yarattığı gibi,
bebeğe giden kan akımında da azalmaya neden olur. Sırt üstü yatmaktan
kaçınmalı, mümkün olduğunca tercihen sol yan pozisyonunda yatmak
gerekir. Doğum işaretleri konusunda da bilgili olmak gerekir. 37 haftanın altında bu işaretlerin görülmesi erken doğum habercisi olacaktır. Karında düzenli aralıklarla sertleşme, kasılmalar, vajende bir bardak suyun boşalması gibi bir his, kanlı bir akıntı, erken veya vakitli bir doğumun başladığını gösterir ve hemen doktorunuza haber vermenizi gerektirir.
Bu Haberi Arkadaşına Göndermek İster misin?
|
|
||||||||||
|
Güzellik
Cinsellik
Sağlık
Yemek Tarifleri
Diyet
Gebelik
Örgü - Dantel
Moda
Burçlar
Aşk
Resim Galerisi
Şifalı Bitkiler
Magazin
Pilates
Alışveriş Merkezleri
Makyaj
Trendler
Hamilelik Dönemleri
Rüya Tabirleri
Özel Günler
Tüm Hakları Saklıdır. © 2009 Kadın oyun biyomedikal kalibrasyon kalibrasyon | |||||||||||