ABD'de yaşayan Türk doktor Kutluk Oktay'ın geliştirdiği yeni
yöntem tüp bebek tedavisinde çığır açacak.
Dünyada ilk kez 1999 yılında uygulamaya başladığı teknikle
kanser hastalarının görecekleri ağır tedavi öncesinde dondurduğu yumurtalık
dokularını, daha sonra naklederek, menopozun ardından annelik yolunu açan
ABD'deki Türk doktor Kutluk Oktay, meme kanseri tedavisinde kullanılan ilacı,
tüp bebek tedavisinde uygulayarak, çığır açmaya hazırlanıyor.
Meme
kanserinde tedavi yöntemi olarak kullanılan letrozolün, düşük oranlı FSH ile
kullanılarak, yumurtlamanın tetiklendiği ve kanserin nüks (tekrar) riskinin
azaldığı yolunda önemli veriler elde eden ve bu çalışması seçkin bilim
dergilerinden The Journal of Clinical Oncology'de yayınlanan Prof. Dr. Kutluk
Oktay, letrozolü, yeni bir tüp bebek tedavisi yöntemi olarak Türkiye'de
uygulamak üzere alt yapı çalışmalarını tamamladı.
New York Medical
College Westchester Medical Center Üreme Sağlığı Departmanı Başkanı Prof. Dr.
Kutluk Oktay, Gen Art Üreme Biyoteknolojisi Merkez Direktörü Genetik Uzmanı
Prof. Dr. Volkan Baltacı ile birlikte Türkiye'de çalışmalara başladığını, hasta
kabulüne hazırlandığını bildirdi.
Letrozolle ilgili gerçekleştirdiği
çalışmalar kapsamında, ilacın tek başına bile kullanıldığında, klasik tüp bebek
tedavisindeki enjekte ilaç kullanımındaki gibi çok sayıda yumurta gelişimine yol
açtığını belirlediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay, ayrıca kadının
rezervuarında az olan yumurta sayısını artırma özelliği bulunduğunu da
gördüklerini söyledi.
Prof. Dr. Oktay, tüp bebek ile üretkenliğini
korumak isteyen meme kanserli kadınlar üzerindeki araştırmalarda güvenli
sonuçlar elde edilen ilacın, tüp bebek isteyen, ancak maliyetiyle ilgili
endişesi olan, yumurtalıkların klasik tedavide aşırı uyarılması ile
gelişebilecek komplikasyonlardan çekinen hastalar için önemli gelişmeler
sağlayacağına inandığını ifade etti.
'VÜCUT KENDİ HORMONUNU
ÜRETECEK'
Prof. Dr. Oktay, yeni tedavi yönteminin, tek çatlatma
iğnesi dışında her gün enjeksiyon yapılması gereğini ortadan kaldırdığını
belirterek, şunları kaydetti:
''Klasik tüp bebek yönteminde, çok yumurta
toplamak için yüksek dozda hormon veriliyor. Buna en iyi cevap veren hastalarda
bile toplanan yumurtaların yarısı, genetik olarak hasarlı. Çok yumurta toplamak,
iyi verim elde etmek anlamına gelmiyor. Her ay, her kadın 1 yumurta üretiyor.
Standart işlemde genellikle 10'dan fazla yumurta elde edip, iyilerini
seçiyorsunuz. İlaçları vererek, büyümeyecek olanları da büyümeye zorluyorsunuz.
Üstelik bunu daha fazla masrafla elde ediyorsunuz.''
Letrozol ile
dışarıdan yüksek dozda hormon verilmeden, vücudun kendi yumurta üreten
hormonunun geliştirilebileceğini belirten Prof. Dr. Oktay, bu şekilde 1 yerine 3
yumurta elde edileceğini bildirdi. Prof. Dr. Oktay, 'Bu, her gün iğne
kullanmadan, ağızdan alınan ilaçlarla masrafı az ve kaliteli yumurta seçilen bir
yaklaşım. Ayrıca, daha az embriyo ile çoğul gebelik riskini de azaltacak''
dedi.
Prof. Dr. Kutluk Oktay, letrozolün bir başka yararını anlatırken,
çalışmalarda östrojen düzeyi yüksekliğinin, embriyoların anne karnında tutulma
oranını düşürdüğünün görüldüğünü, ancak letrozol verildiğinde östrojen düzeyinin
normal fizyolojik düzeye yakın gittiğinin belirlendiğini söyledi. Prof. Dr.
Oktay, ''Tek embriyo ile aynı hamilelik oranlarını elde edeceksiniz. 2-3 adet
embriyo koymanıza gerek kalmadığı için çoğul gebelik oranları da düşecek'' diye
konuştu.
NEDEN TÜRKİYE?
Bu çalışma için Anadolu'dan tedavi
için büyük kentlere gelmek zorunda kalan hastalar için ekonomik bir alternatif
olacağı için Türkiye'yi seçtiğini belirten Prof. Dr. Oktay, şöyle devam
etti:
''Bizim gibi ülkelerde ekonomik kaygılar fazla. Ayrıca hastaların
kendi kendine enjeksiyonunda teknik sorunlar olabiliyor. Ülkemizde büyük
şehirlerin dışında her gün enjeksiyonda zorluklar yaşanabiliyor. Uygulama için
hemşirelere ihtiyaç duyuluyor. Bu uygulama, hastaya kullanım kolaylığı
getirecek. Ayrıca enjekte ilaçlarla hayati sorun yaratabilen yumurtanın aşırı
uyarılması riskinin önüne geçilebilecek. Bir de Anadolu'nun çeşitli kentlerinde
ilaç tedavisine başlayıp, sonra yumurta toplanması için geliniyor. Bu şekilde
ilaç kullanılırsa daha kolay olacak ve daha fazla insan yararlanacak. Yani
ülkemizin yapısına çok uygun.''
Prof. Dr. Oktay, çalışmalara başlayacak
duruma geldiklerini, son Türkiye ziyaretinin, uygulamaya hazırlığın
somutlaştırılmasını sağladığını kaydetti.
Dünyada bu alandaki
hareketliliğe karşın uygulama ile ilgili ilk kez bir çalışma başlattığını
bildiren Prof. Dr. Oktay, letrozolün ABD'deki uygulamaları konusunda yaptığı 3-4
uluslararası yayınla öncü durumda bulunduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Oktay,
''Biz Türkiye kökenli çığır açabilecek bir protokol geliştiriyoruz. Bütün
dünyaya örnek olabilecek bir protokol olabilir. Eğer başarılı olursa çığır
açabilecek bir çalışma olacak'' dedi.
TÜP BEBEKLERDE GENETİK
HASTALIKLAR
Gen Art Üreme Biyoteknolojisi Merkez Direktörü Prof. Dr.
Volkan Baltacı da mevcut yumurtlama tedavisi yöntemleri ile kadının fizyolojik
yumurtlama sürecinin zorlanarak, normalin üstüne çıkıldığını ve böylece çok
sayıda yumurta elde edilebildiğini, ancak bunların önemli bir kısmının genetik
yapısının bozuk olduğunun bilindiğini söyledi.
Son zamanlarda tüp bebek
uygulamalarının bebeklerde genetik hastalıkların artmasına neden olduğu
yönündeki raporlara da dikkati çeken Dr. Volkan Baltacı, tüp bebek tedavisinde
kullanılan ''gonadotropin hormonu ilaçlarının'' yumurtalığı uyararak, genetik
olgunluğa henüz ulaşmamış yumurtaların elde edilmesine, dolayısıyla bu ve bunun
gibi kullanılan çeşitli yöntemlerin, bazı genetik hastalıkların artmasına yol
açabildiğini kaydetti.
Prof. Dr. Baltacı, şöyle devam etti:
'Tüm
bunlar dikkate alındığında üremeye yardımcı teknikler insanın doğasına ve
fizyolojik sınırlarına ne kadar yakın olursa tüp bebek uygulamalarından
kaynaklanabilecek problemler o kadar az olacaktır. Letrozol tedavisi dışarıdan
gonadotropik hormon kullanımına gerek bırakmaması nedeniyle birçok olumsuzluğu
bertaraf edebilecek, anne adayı için hem daha ekonomik hem daha sağlıklı
olabilecek bir yöntem olacaktır.'




















